Wednesday, November 21, 2012

Blair Waldorf

Sanırım bu hayatta ki en mantıklı sey bazen blair olmak. Ukala ama sebepleri olan harika laflar ile durumu değiştiren blair Waldorf. Tavsiye ederim sık sık bu role bürünüyorum. Yoksa yasamak  çok zor. İnsanlarla ugrasabilmek daha da zor.

İnsanların sizi sevmesini sağlayamadığınız anda korkmalarını sağlayın :)


Tuesday, November 20, 2012

Aooooo

İşlerin ciddiye binmesi durumu fransa biletlerinin alınması. Vize için gunubirlik istanbula gidecek olmanın verdigi dehşet ve bunun icinde bilet alınması. Yetmiyormuş gibi vizelerin sunumların olması ve yine yetmiyormuş gibi sunumların tezcik kıvamında yazılı teslim edilecek olması. Fransızca'nın olması. Sınavı'nın olması. Pergamon sunumunun ciddiyeti. Sınavlara çalısmaya çalışırken yazmanın verdigi el kasintilari. Bunların yanında 13 14 15 Aralık'ta marche du noel de satış yapacak olmam! Fransızca'nın bir sonraki kuruna yarım kur olarak devam edebilecek olmam. Body shop un gingerbread man kremi. Kardelen yemek. Angrybirds cupcake siparislerim. Evet evet üstesinden gelebilirim :)



Sunday, November 18, 2012

Eskiler

İnsan bazen gecmise dönüp baktığında inanamıyor aslında. Siz hiç eski resimleri kurcaladiniz mı ya da hiç o resimlere bakıp kaybettiklerinizi andınız mı? Gecmis umarım herkes için güzel ve mutlu anilarla doludur. Unutulmayan geçmişinizin umarım hep yani basında olmasını isteyenlerdensinizdir. Babam bazı resimleri babanem de scan etmiş. O. Kadar tatlılar ki. Bazılarını paylaşacağım sizinle. Metico meraklıdir böyle seylere elindeki eski çocukluk videolarım, dedemin videoları, tatil videoları tek kelimeyle pahabicilemezdir. Bugün tatlı gecmisi gülerek aniyorum. Hadi sıra sizde tatlı geçmişinizi gülerek anın ve kaybettiklerinize kocaman bir sırıtıs yollayın...


Saturday, November 17, 2012

Asure zamani

Aslında asure sevmedim ta ki annem yapmaya başlayana kadar. Ve belki de babamin deyimiyle o kadar malzemeye bende güzel olurum niteliği taşıyan harika aşûreleri yapan kisi emelimiz. Asure konusunda en sevdiğim sey kendin yap köşesi, fıstık fındık badem üzüm... Bir sürü sey ve kendi aşûreni kendin yap. Kazan tipler dev tencereden doldur kabını üst süslemelerini yap ve ye ye ye. Bu geleneği seviyorum. Asure gunü asure ayi...  Herkes toplandı yedik yedik herkese dağıttık. Bu o kadar tatlı bir his ki aslında hala yıpranmamış duygulara ve geleneklere sahip olmak. Hadi yapın ve dağıtın :) sıra sizdee

XOXO 


Friday, November 16, 2012

Thursday, November 15, 2012

Chocolate world !

Nedense dondüm geldim çikolata postu yapıyorum. Bu ara biraz yorgunum sunum hazırlamak çok hazırlamak fazla hazırlamak... Bugün de en beni yoran hocamın dersinin olması hatta bir degil iki tane olması ah iki tane olması... Dün aksam Paris aktarmalı bordeaux biletlerini almış olmamız ve işlerin ciddiye bınısi ciddiye bınısi .... Sanırım bu ara damardan çikolata almalıyım ;) iste bu yüzden size harika çikolata resimleri  hazırladım böyle günlerin bir numaralı dostu :)

P.S: yarın aşûre yapiyoruzzzzzz :)





Wednesday, November 14, 2012

Refika

Adatepe Köyünde 19 yüzyıl sonu ve 20.yüzyıl başında 'Refika' takma adıyla bir Rum güzeli yaşarmış. Köyün Rum ve Türk cemaati arasında çok sevilen Refika hem güzel hem de çok neş'eli bir kızmış. Düğünlerde şarkılar söyler, çok da güzel dans edermiş. Refika'nın güzelliği ve iyilikseverliği Adatepe köyünün yanısıra çevre köylerde de dillere destan olmuş. Özellikle zeytin zamanı Refika'nın çalıştığı tarlalarda köylüler hem zeytin toplar hem de Refika'nın şarkılarını dinlermiş. Düğünlerde mutlaka Refika baş misafir olarak çağrılır ve kendisine şarkı söyletilip, dans ettirilirmiş.

RefikaBirinci Dünya savaşına kadar iki cemaat Adatepe köyünde barış içinde birlikte yaşarmış. Ancak Savaş Tüm Anadolu'da olduğu gibi Adatepe köyüne de felaketler getirmiş. Savaşla birlikte Köyün Rum ve Türk cemaatleri arasında önceleri soğukluk daha sonra karşılıklı çatışmalar baş göstermiş. Tüm bu kargaşaya rağmen Refika yine de Türkler arasında sevilmeye devam etmiş ancak ne var ki savaş sonunda Türk ve Yunan hükümetleri arasındaki anlaşma sonucunda Refika da diğer Rumlarla birlikte köyü terk edip, Yunanistan'a yerleşmek zorunda kalmış.

Refika'nın köyden ayrılışı Türkler arasında büyük bir üzüntüye yol açmış. O gittikten sonra bile onun adına türküler yakılmış ve her fırsatta, özellikle düğünlerde onun türküsü okunup, onun adına danslar edilirmiş. Bu gelenek Adatepe köyünde hala devam etmektedir.

Refika'nın efsanevi öyküsünü biz köyün en yaşlısı olup üç sene önce vefat etmiş olan Abdi Amca'dan dinledik. Daha sonra Yunanistan'ın Sakız adasına yerleşmiş olduğu ve Yunanistan'ın ilk güzellik kraliçesi seçildiği yönünde efsaneler anlatılan Refika'nın izini bulabilmek için Sakız adasına yaptığımız bir seyahatte kendisine ait herhangi bir ipucu bulamadık. Ne var ki, tesadüfen bir antikacıda bulduğumuz bir resimdeki kızın güzelliği ve yüzündeki ifade bizi derinden etkiledi. 'Bu kesinlikle Refika olmalı' diyerek resmi alıp köye getirdik. Adatepe'nin yaşlılarına resmin Refika'ya ait olabileceğini söylediğimizde, göz yaşlarını tutamayıp heyecanla ' Evet! Bu o' dediler. Biz de çağlar boyunca insanlar güzellik ve sağlık veren saf ve doğal Adatepe zeytinyağlarının alamet-i farikası olarak Refika'nın resmini etiketimizde ölümsüzleştirmeye karar verdik.



Emel lokumum çok beğenmiş bu öyküyü e o zamanda bana post yapmak ve sizinle paylasmak düşer :)

XOXO